KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/1331 E., 2016/1079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ve davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... Başkanlığı vekili avukat ..., İhbar olunan ...Konut Ltd. Şti vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, “... Toplu Konut Projesi” kapsamında inşa edilen bağımsız bölümü 11.07.2006 tarihinde davalı ...’den satın aldığını, bağımsız bölümde ve ortak alanlarda ayıp ve eksiklikler bulunduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/164 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını ileri sürerek eksik ve ayıplı işlerden dolayı ortaya çıkan değer azalmasından şimdilik 5.000,00-TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah ile talebini arttırmıştır.
Davalı, dava konusu dairenin davacıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, ayıp ve eksik bulunmadığını, kaldı ki ayıp ihbar mükellefiyetinin de süresinde yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak eksik ifa nedeniyle davanın kısmen kabulüne, 5.000,00-TL’nin dava tarihinden, 2.715,14-TL’nin ıslah tarihi 06.02.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle tespit yaptıranlar içinde davacının adının yer almadığının ve davacının başkaca bir ayıp ihbarında bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, mahkemece eksik ifa olarak nitelendirilen eksik işlerle ilgili temyiz itirazları yönünden.
Her ne kadar mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kartonpiyer yapılmamış olması, balkonda elektrik prizi, mutfakta TV anten prizi ve telefon prizinin bulunmaması, interkom sisteminin yapılmamış olması, daire duvarlarına boya altına saten alçı sıva çekilmemiş olması, sitenin çevre duvarlarının yapılmaması, aydınlık ve mazgal demirlerinin antipas boya ile boyanmaması ve paslanmaların başlamış olması, otopark çizgilerinin bulunmaması,
otomatik sulama sistemi ve diğer peyzaj altyapısının yetersizliği ile ağaçlandırma, bitkilendirme, çimlendirme ve genel çevre düzenlemesinin katalogdaki görüntülerin çok gerisinde kalması,gergi sistem gölgelikler, pergola, açık – kapalı kafeterya, sosyal donatı alanı ve müştemilatının yapılmaması eksik ifa olarak nitelendirilmiş ve buna göre davacının talebi kabul edilmiş ise de; a) Balkonda elektrik prizi, mutfakta TV anten prizi ve telefon prizinin bulunmaması, kartonpiyer yapılmamış olması, interkom sisteminin yapılmamış olması, sitenin çevre duvarlarının yapılmaması, otopark çizgilerinin bulunmaması,
otomatik sulama sistemi ve diğer peyzaj altyapısının yetersizliği ile ağaçlandırma, bitkilendirme, çimlendirme ve genel çevre düzenlemesinin katalogdaki görüntülerin çok gerisinde kalması, gergi sistem gölgelikler, pergola, açık–kapalı kafeterya, sosyal donatı alanı ve müştemilatının yapılmaması davacının satın aldığı bağımsız bölümün ekonomik değerini düşüren açık ayıp niteliğinde olup, davalının bu ayıbı gizlemek için de herhangi bir hileye başvurmadığı, davacının bu ayıplardan bağımsız bölümü teslim aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği kuşkusuzdur.
Davacının teslim aldığı bağımsız bölüm nedeniyle, 4077 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde davalıya ayıp ihbarında bulunmadığı, b) boya altına saten alçı sıva çekilmemesinin, aydınlık ve mazgal demirlerinin antipas boya ile boyanmamasının ve paslanmaların başlamış olmasının ise gizli ayıp niteliğinde olduğu ve derhal ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca açık ve gizli ayıplar yönünden süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından mahkemece bu kalemler yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile bu talebin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/1331, K. 2016/1079, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama