KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/14487 E., 2017/1910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketlerden 27/07/2013 tarihli sözleşme ile hisseli gayrimenkul satın aldığını, 48 adet sıralı ödemeli olarak toplam 23.650,00 TL tutarında senet verdiğini, ancak yasal süresi içerisinde cayma hakkını kullandığını ve bu durumu davalılara telefon ile bildirdiğini, davalılar tarafından sözleşmenin iptal edilemeyeceğinin ve hakkında icra takibi başlatılacağının söylendiğini ileri sürerek sözleşmenin ve 48 adet toplam 23.650,00 TL tutarında bulunan senetlerin iptal edilmesini ve ödemiş olduğu 500,00 TL tutarın iadesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca 750,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile 27.07.2013 tarihli devremülk satış sözleşmesi ile bu sözleşme nedeniyle verilen senetlerin iptalini ve ödediği 500,00 TL'nin davalılardan tahsilini istemiş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada 2 adet davalı bulunmakta olup, red sebebi ortak olan ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesi uyarınca tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönü gözardı edilerek tek bir davalı bakımından vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/14487, K. 2017/1910, 16 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama