KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/14512 E., 2015/36844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının tedavi gördüğü özel hastaneye davalının tedavi giderlerinin havale yolu ile ödendiğini,ancak davalının bu parayı iade etmediği için icra takibi başlattığını,davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek,davalının itirazının iptalini ile % 20 icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalı,akdi ilişkiyi inkar ile davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın asıl alacak yönünden kabulü,faiz yönünden reddi ile,.....Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının 15.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline,takibin devamına,işlemiş faiz alacağı ile ilgili davanın reddine karar verilmiş,hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-...nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkâr tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra takibine konu olan alacak değerlendirildiğinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir.Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMK.nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/14512, K. 2015/36844, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama