KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/15099 E., 2015/20236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı banka tarafından dosya masrafı adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, 4550,00 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4424,75 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, konut kredisi sözleşmesi nedeniyle davacıdan haksız olarak alınan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, davada 4550,00 TL’nin kesinti tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117.maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü ispat edilemediğine göre, mahkemece hükmedilen alacak miktarına, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, açıklanan husus göz ardı edilerek, hükmedilen alacağa kesinti tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Dosyaya sunulan vekâletnameden anlaşılacağı üzere davalı taraf kendini vekille temsil ettirmiştir. Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 'ye göre, reddedilen miktar olan 125,25 TL üzerinden davalı lehine 125,25 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmeksizin yazılı olduğu şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır, bozmayı gerektirir.
Ne var ki; yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/15099, K. 2015/20236, 15 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama