KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/15610 E., 2015/17436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden dosya masrafı, komisyon ve benzeri adlar altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL nın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 6.315,00 TL ya çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 6.315,00 TL lık kesintinin her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 6.315,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir.
Bu durumda davalının 2.000,00 TL yönünden dava tarihi olan 17.04.2014 tarihinden, 4.315,00 TL yönünden talebin arttırıldığı tarih olan 23.12.2014 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece hükmedilen her bir kesintiye kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/15610, K. 2015/17436, 1 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama