KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/17137 E., 2017/8871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca ve davalı-... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davacı ... ... rahatsızlığı arttığı için yakınları tarafından davalı ... ... ...
Hastanesine getirildiğini, Dr. ... tarafından yapılan tahliller sonucunda sol böbreğinin çürümüş olması ve karın boşluğunda iltihap bulunması nedeniyle tedavi için ameliyat yapılması gerektiğinin söylendiğini, 05/12/2007 günü ameliyata alındığını, ameliyat ile sol böbreğinin alındığını, alınan böbreğin kavanozun içerisinde odasına getirildiğini ve doktor tarafından patolojiye gönderileceğinin söylendiğini ancak böbreğin odada 4 gün kaldığını, davalı hastanede ameliyat sonrası takiplerin yapıldığını, ancak iyileşme olmadığını, ... ...
Hastanesine gittiğini burada yapılan tetkiklerde böbreğin alındığı yerde kistlere rastlandığının tespit edildiğini ve ekim 2008 'de kanser teşhisi konulduğunu, davalı hekimin teşhis ve tedavide ihmali bulunduğunu, davalı hastanenin de doktorun çalıştıran sıfatı ile bu ihmalde müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, davalıların ihmali nedeni ile kanser gibi bir hastalıkta erken teşhis avantajlarından yararlanamadığını, davalı doktorun ameliyatla aldığı böbreğin patolojik araştırmasının yapılmamasında ağır ihmali bulunduğunu ileri sürerek,
7.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiş, davacı vekili 14.06.2012 tarihli dilekçesi ile davacı ...'in vefatı nedeniyle dahili davacıların davaya katılmalarını, davaya destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi giderleri ve cenaze masrafların tahsili olarak devam edilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı ...’in maddi tazminat davasının kabulü ile; 58.882,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusurları oranında alınarak davacıya verilmesine, diğer davacıların destek tazminatına ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL’nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve mütelsilen alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, eldeki dava ile hizmet kusuru nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davacı ...'in maddi tazminat davasının kabulü ile.
58.882,40 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusurları oranında alınarak davacıya verilmesine, diğer davacıların maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de; mahkemece maddi tazminat davası yönünden davalıların kusur durumlarına göre yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu oldukları dikkate alınmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/17137, K. 2017/8871, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama