KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/17179 E., 2017/3264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 23.01.2012 tarihindeki belindeki rahatsızlık nedeniyle davalı hastaneye müracaat ettiğini ve bel fıtığından ameliyat olduğunu, ameliyattan 2 gün sonra taburcu edildiğini, taburcu edildikten 5 gün sonra ayağında güç kaybı oluştuğundan tekrar hastaneye müracaat ettiğini, "bir şey yok" denilerek evine gönderildiğini, rahatsızlıklarının, ağrı ve yanma hislerinin arttığını, 13.02.2012 tarihinde davalı hastaneye tekrar gittiğini ve enfeksiyon tedavisine başlanıldığını, 29 günlük tedavinin ardından taburcu edildiğini ancak rahatsızlığının halen geçmediğini ve ağrılı bir hayat yaşadığını, ...
Üniversitesi... Fakültesine gittiğinde kendisine önceki ameliyatı nedeniyle güçlü bir enfeksiyon kapmış olduğunun söylendiğini ve tekrar tedavisine başlandığını ileri sürerek enfeksiyon tedavisinde ödediği 480 TL, belgelendirilemeyen tedavi gideri olan 420 TL, çalışamaz olduğu dönemde geçici iş göremezlik bedeli olarak 4.000 TL ve sürekli iş görmezlik bedeli olarak 3.600 TL maddi tazminatın ve 91.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihi itibariyle geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 3. fıkrasına göre, manevi tazminat davalarının tamamen reddi durumunda, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre, maktu oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek, “ 9.720 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/17179, K. 2017/3264, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama