KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/20615 E., 2016/3986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ...'ın satın aldığı 30.000 adet fide bedeli olan 29.810TL ile zirai gübre, ilaç vb. malzeme bedeli olan 7.410 TL'yi ödemediğini ileri sürerek toplam 37.220 TL'nin fatura tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan alınan fidelerin ayıplı olması nedeniyle bedelinin istenemeyeceğini, buna karşın bir kısım bedeli ödediklerini, başkaca ürün teslim almadığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 1.434,00 TL'nin 18/07/2011 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak, davacılardan...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... .. yönünden ise bu davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmaması nedeniyle açılan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamı incelendiğinde, işbu dava dilekçesinin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/344E. sayılı dava dosyasına karşı dava dilekçesi olarak sunulduğu, 13.03.2013 tarihinde asıl dosyadan tefrik edilerek, takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırıldığı, 27.03.2013 tarihinde, davacılardan yalnızca ... açısından yenileme dilekçesi verildiği ve işbu dosya numarasını aldığı anlaşılmaktadır. Diğer davacı ... .... yönünden işlemden kaldırılan dava süresinde yenilenmediğine göre, bu davacı açısından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak, esastan hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı ...davalıyla olan hesaplarına göre 37.220 TL alacakları olduğunu ileri sürmüş, davalı ise adı geçen davacıdan alınan fidelerin ayıplı olması nedeniyle fidelerin bedelinin alacaktan düşülmesi gerektiğini savunmuş; mahkeme de 29.810 TL hastalıklı fide bedelini davacının alacağından mahsup etmiştir. Oysa, davalının, fidelerin ayıplı olması nedeniyle davacıya karşı açtığı Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/344 E. sayılı dosyasında görülen maddi tazminat davası süresinde açılmamış olması nedeniyle reddedilmiş ve kesinleşmiştir. O halde, mahkemece alacak hesabı yapılırken, hastalıklı fide bedelinin mahsubu doğru değilken, aksi düşüncelerle yazılı gerekçeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacı ..., davalıya 29.810 TL bedelinde 30.000 adet fide ve 7.410 TL bedelinde zirai gübre, ilaç vb. malzeme teslim ettiğini iddia etmiş, davalı fideleri kabul etmiş ancak onun dışında başka bir malzeme teslim almadığını savunmuş, ancak mahkemece fide dışındaki malzemelerin de davalıya teslim edildiği benimsenmek suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Oysa, anılan bu malzemelerin davalıya teslim edildiğine ilişkin dosyada usulüne uygun bir delil bulunmamaktadır.
Yine benzer şekilde, adı geçen davacı, davalıdan alınan 15.000TL bedelindeki çekin davalıya iade edildiğini, dolayısıyla ödemelerden sayılmaması gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise bu iddiayı reddetmiş olmasına karşın, mahkemece davacının iddiası benimsenmek suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Oysa, anılan çekin karşılıksız iade edildiğine ilişkin dosyada usulüne uygun bir delil yoktur.
O halde, mahkemece, değinilen hususlar yeniden değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/20615, K. 2016/3986, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama