KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/22288 E., 2015/21040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kredi kullandığını bu esnada kendisinden bir takım kesintiler yapıldığını, yapılan kesintilerin haksız şart niteliğinde olduğunu, bu konuda haksız tahsilatın iadesi amacıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına müracaat ettiğini, yapılan inceleme sonunda talebinin reddine karar verildiğini, kararın mevzuat ve hakkaniyet hükümlerine aykırı olduğunu belirterek,Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının kararının iptaline, hakız şart niteliğinde yapılan kesintinin iadesini karar verilmesini istemiş, 11.02.2015 tarihli duruşmadaki ıslah beyanıyla 2.257 TL nin faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava tarihinde yürürlükte olan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre.
"Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz".
Bu madde uyarınca değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu husus dava şartı olup, Tüketici Mahkemelerince re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda davacı tarafından 28.02.2014 tarihinde tüketici hakem heyetine başvurulmuş ise de, tüketici hakem heyetince başvurunun reddedildiği, tüketici hakem heyeti kararında herhangi bir miktardan bahsedilmediği, buna göre tüketici hakem heyeti kararının verildiği tarih itibariyle delil niteliğinde olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre tüketici hakem heyetinin delil mahiyetinde karar verme yetkisi olmadığı gibi, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun döneminde tüketici hakem heyetince delil mahiyetinde verilen karara karşı 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girdikten sonra tüketici hakem heyeti kararının iptali amacıyla dava açılması da mümkün değildir.
Bu nitelikte alacak talepleri için talep edilen miktar tüketici hakem heyetinin görev alanına girmekte ise, tüketici hakem heyetine yeniden başvuruda bulunulması zorunludur. Tüketici hakem heyetine başvurmaksızın tüketici mahkemesinde dava açılması mümkün değildir.
Hal böyle olunca da mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilmeksizin dava dilekçesinin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece; uyuşmazlığın tüketici mahkemesince çözümlenmesi gerektiği kabul edilerek ve davanın esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/22288, K. 2015/21040, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama