KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/22610 E., 2015/23211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka Şubesinden 12/09/2012 tarihinde 105.000 TL tutarında konut kredisi çektiğini, bu kredinin kullanımı sırasında kendisinden kredi kullandırım ücreti, ekspertiz ücreti, istihbarat ücreti adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.300 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 18.03.2015 tarihli duruşmada talebini ıslah ederek 2.910 TL ne çıkarmıştır.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 1.300 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 18.03.2015 tarihli duruşmada talebini ıslah ederek 2.910 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Öyle olunca, Mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen 1.300 TL.sine dava, ıslah edilen 1.610 TL.sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/22610, K. 2015/23211, 3 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama