KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/22617 E., 2016/15719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... AŞ vekili avukat ....gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2001 yılına kadar davalı bankada muhasebe yardımcısı olarak görev yaptığını, 2001 yılında bankada para transferi sırasında bir kısım banknotların kaybolması sonucu işine son verildiğini ve davalının savcılığa hakkında şikayette bulunduğunu, ceza yargılaması neticesinde beraat ettiğini, bankada işe girmeden önce öğretmen olma şansı olduğu halde bankada çalışmayı tercih ettiğini haksız olarak işine son verilmesi neticesinde menfi ve müspet zarar oluştuğunu ve ayrıca kişilik haklarının zedelendiğini bu nedenle manevi tazminat ve menfi-müspet zararlarının belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya 4857 ve 5521 sayılı Kanunların 1.maddeleri hükmü gereğince iş mahkemeleri görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak, verilecek ara karar ile davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/22617, K. 2016/15719, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama