KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/23192 E., 2018/5434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, arazisini kapama elma bahçesi yapmaya karar verdiğini ve ... Tarım İl Müdürlüğüne müracaat ettiğinde kendisine davalı firmadan satın alınan sertifikalı elma fidanlarının 2008 yılında satıldığını, satılan fidanlarla ilgili dikim, sulama, gübreleme, ilaçlama ve çapalama işlemlerinin ...
İl Müdürlüğü ziraat personeli tarafından denetlendiğini, ancak ağaçların aşı yerlerinden kopmaların meydana geldiğini, ayrıca 5 yılın sonunda ürün alınması beklenen ağaçlarla ilgili meyvelerin belirtilen cinslerde olmadığının ortaya çıkması sonucu maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalarak,
ödenen fidan bedellerinin, fidanların nakliye ücretinin, ağaçların 5 yıllık bakım masrafının, 5 yıllık süreçte çalıştırılan işçi ücretlerinin, 5 yıllık süre boyunca arazi kullanılmadığından uğranılan gelir kaybının, ağaçların yerinden sökülme tarlanın yeniden kullanılması amacıyla yapılacak masrafın, ağaçların ayıplı olması nedeniyle oluşan kar kaybının yasal faiziyle birlikte ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 12.5.2014 tarihli dilekçe ile maddi tazminata ilişkin olarak talebini 23.147,98 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı firma tarafından üretilen fidanlar nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece alınan tespit raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Tespit işleminin davalının yokluğunda yapıldığı ve davalının tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Delil tespiti davalının yokluğunda yapıldığından ve bilirkişi raporunu davalının kabul etmemesi nedeniyle de davacının yaptırdığı tespitin davalı aleyhine delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
O halde mahkemece, davalının tespit işlemine yaptığı itiraz ile ileri sürdüğü savunması da değerlendirilmek suretiyle uzman bir bilirkişi heyetinden taraf, hakim ve Yargıtay’ın denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davacı 27.2.2014 tarihli duruşmada manevi tazminat talebinden vazgeçtiğini belirtmiş, mahkemece bu beyan feragat olarak değerlendirilmiş olduğu halde feragat nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemle ilgili hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/23192, K. 2018/5434, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama