KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/2340 E., 2016/1042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı ... Yönetimi vekili avukat ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile diğer davalılar önceki yönetim kurulu üyeleri arasında, kendilerine ait arıtma tesisinin ortak kullanımı ve karşılığında tesisin modernizasyonunun yenilenmesi konusunda sözleşme düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğinden, ilave edilen konutların atıklarınında birleşmesi sonucu tesisin yetersiz kaldığını ve taşma yaptığını, belediye ve çevre müdürlüğüne idari para cezası ödemek zorunda kaldığını, tamir masrafı yaptıklarını, davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek 43,507 TL maddi 5,000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, önceki yönetim kurulunun davalılardan ... arasında düzenlenen 18.05.2009 tarihli sözleşmeye aykırılık ve bu sözleşme gereğini zamanında yerine getiremeyen davalı şirketin ve görevlerini iyi yapmayan yönetici kurulu üyelerinin sorumlu olduğuna dayanmıştır.
Yargılamada alınan bilirkişi raporunda bu sözleşme ve davalı şirketin edimini tam ve gereği gibi ifa etmemesinin, olayın oluşumuna etkisi yeterince incelenmemiştir. Davacının bu yöne ilişkin itirazları karşılanmamıştır. Bu haliyle hüküm kurmaya elverişli bir rapor değildir. Mahkemece, konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden inceleme yapılarak taraf ve yargıtay denetimine uygun rapor alınmak suretiyle sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken; yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/2340, K. 2016/1042, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama