KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/24296 E., 2015/27833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ve asli müdahil, davalı idare ile aralarında düzenlenen sözleşme uyarınca davalıya hizmet verdiklerini, sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve kendilerinin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek, 213.905,78TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ve asli müdahilin talebinin kabulü ile 203.905,78TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile %51'inin davacıya, %49'unun asli müdahile ödenmesine karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz dilekçesi asli müdahile 15.4.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yolu ile temyiz dilekçesi 29.4.2015 tarihinde verilmiştir. HUMK.nun 433/2. maddesi uyarınca katılma yolu ile temyiz süresi 10 gündür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.
HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir.
Anılan yasa hükümleri dikkate alındığında somut olayda kabul edilen miktar, kararın gerekçe kısmında 213.905,78TL olarak belirlendiği halde mahkemece hüküm kısmında 203.905,78TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında tereddüt ve çelişki yaratılmıştır. Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda çelişkiler giderilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma nedenine göre davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/24296, K. 2015/27833, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama