KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/24825 E., 2017/11636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhitten satın aldığı taşınmazda yapım eksiklikleri ve gizli ayıplar bulunduğunu ileri sürerek taşınmazdaki eksikliklerin tespiti ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazdaki ayıplara ilişkin ıslahen 3.367,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı müteahhit, taşınmazın süresinde bitirildiğini ve sözleşmeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı müteahhitten satın almış olduğu taşınmazdaki ayıplara ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, taşınmazda bulunan birtakım eksiklik ve ayıpların bulunduğu ve bunların hangi bedelle düzeltilebileceği hususu hesaplanmış olmasına rağmen, bu ayıpların hangilerinin açıkça ve tek tek açık ayıp, gizli ayıp olduğu, gizli ayıplar yönünden ihbar sürelerinin değerlendirilebilmesi için ne kadar bir kullanım süresinden sonra ortaya çıkacağı hususları ayrıca davalının savunması ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ifade etmiş olduğu üzere davacının sonradan yaptırmış olduğu tamirat ve eklentiler nedeniyle herhangi bir zararın oluşup oluşmadığı tespit edilmemiştir.
O halde mahkemece, davalının itirazlarını karşılayacak şekilde, yapı projesi de göz önünde bulundurularak bilirkişiden ek rapor aldırılmak ve ihbar süreleri de değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/24825, K. 2017/11636, 28 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama