KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/25167 E., 2015/34103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut ve tüketici kredisi kullandığını, bu nedenle davalı banka nın kendisinden dosya masrafı ve yapılandırma ücreti bedeli adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, 4.253,33 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 4.253,33 TL alacağın kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, konut kredisi sözleşmesi nedeniyle davacıdan haksız olarak alınan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, davada 4.253,33 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş; mahkemece, davanın kabulü ile 4.253,33 TL alacağın kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kural olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü ispat edilemediğine göre, mahkemece hükmedilen alacağa, dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken açıklanan husus göz ardı edilerek, kesinti tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/25167, K. 2015/34103, 23 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama