KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/25255 E., 2015/34776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeniyle kendisinden dosya masrafı ve komison ve benzeri adlar altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydıyla yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı, yargılama sırasında mahkemece verilen kesin süre içinde dava değerini 3.600,00 TL olarak belirlemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın HMK 119/2 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davayı açarken, davalı bankanın 2004-2010 yılları arasında kendisinden dosya masrafı, ekspertiz ücreti, sigorta primi ve komisyon adı altında kesintiler yaptığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yapılan tüm kesintilerin iadesini istemiş, yargılama sırasında kendisine verilen kesin süre içerinde ise dava değerini 3.600,00 TL olarak belirlemiştir.
Mahkemece; dava dilekçesinde talep sonucunun net olarak belli olmadığı ve davacının verilen kesin süre içerisinde bu eksikliği gidermediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ne var ki, davacı dava açarken kendisinden dosya masrafı, ekspertiz ücreti, sigorta primi ve komisyon adı altında kesintiler olduğunu açıkça belirtmiş olup, kendisine verilen kesin süre içerisinde talep sonucunu (dava değerini) da 3.600,00 TL olarak göstermiş olduğuna göre; mahkemece, taraflardan tüm delilleri ile varsa karşı delilleri sorulup toplanmalı ve gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre esasa ilişkin bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/25255, K. 2015/34776, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama