KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/25742 E., 2018/6077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı özel hastane, davalı kurum ile aralarında imzalanan sözleşmeye aykırılık nedeniyle davalı kurum tarafından cezai işlem uygulandığını, oysaki sözleşme hükümlerine aykırılık olmadığını ileri sürerek davalı kurum tarafından uygulanan cezai işlemin iptali ile tahakkuk ettirilen 27.500,00 TL cezadan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, uygulanan cezai şartın iptali ve menfi tespit istemlerine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde davalı kurum tarafından haksız şekilde uygulanan işlemin iptali ve bu işlem karşılığı olan 27.500,00 TL den borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yargılama aşamasında, Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nden gelen 27.02.2015 tarihli yazıdan, davalı kurum tarafından 27.927,19 TL’nin davacı hastanenin istihkaklarından mahsup edilmek üzere kurum muhasebesine intikal ettirildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 72/6 maddesi uyarınca “Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, istirdat davası olarak devam edilir.” düzenlemesi karşısında, mahkemece, ödenen bu bedelden mahkemece kabul edilen kısım açısından anılan yasa hükmü istirdata karar verilmesi gerekirken, menfi tespit kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/25742, K. 2018/6077, 22 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama