KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/26610 E., 2016/18318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının eski eşi olduğunu, dava dışı ... İnşaat şirketinden bir yazlık satın aldığını, satış bedelini kendisinin ödediğini, ancak davalının sanki satış bedelinin bir kısmını ödemişçesine kendisine karşı icra takibi başlattığını, bu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının eski eşi olduğunu, birlikte dava dışı Arda inşaat şirketinden bir yazlık satın aldıklarını dava dışı şirkete banka havalesi yoluyla 50.000,00 TL yolladığını, davacının tapuyu kendi üzerine aldığını ve davalıya düşen hisseyi vermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava menfi tespit davası olup, davacı, davalının kendi adına dava dışı müteahhit şirkete her hangi bir ödeme yapmadığını beyanla, davalının kendisine karşı başlattığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise davacının satın aldığı yazlık için dava dışı müteahhit şirkete banka havalesi yoluyla yaptığı ödemenin tahsili amacıyla icra takibini başlattığını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacının satın aldığı ev için ödeme yaptığını kanıtlayamadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki davalı tarafından 13.03.2012 tarihinde dava dışı ... İnşaat LTD.
ŞTİ' ye 50.000,00 TL havale edildiği ve bu havalelerde gayrimenkul bedeli açıklaması olduğu hesap hareketlerinden anlaşılmakta olup ayrıca dava dışı müteahhit şirket mahkemeye verdiği 22.08.2013 havale tarihli yazılı beyanda davacının kendilerinden bir adet bağımsız bölüm satın aldığını ve satış bedelinin 52.000,00 TL lik kısmının davalı ... tarafından havale ile kendilerine yollandığını kabul etmiştir.
Davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen sözleşmede de 52.000,00 TL' nin banka havalesi yoluyla ödeneceği açık olup, davacı her ne kadar bu bedeli kendisinin ödediğini iddia etsede bu ödemeyi ne şekilde yaptığını açıklayamadığı gibi buna ilişkin her hangi bir yasal delilde sunamamıştır.
O halde tüm bu açıklamalar ışığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/26610, K. 2016/18318, 12 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama