KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/27051 E., 2015/27636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalıların murisinin bankadan bireysel kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, murisin borç ödenmeden vefat ettiğini davalı mirasçılarında borcu ödemediklerini ileri sürerek 35,490 TL miktarında ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
Davalı, talebin reddini dilemiştir.
Mahkemece, talebin kabulüne, davalıların itirazınında reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı banka ile tüketici konumunda bulunan davalıların murisi arasında tüketici kredisi kullanımına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerekirken genel mahkeme sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/27051, K. 2015/27636, 30 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama