KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/27484 E., 2018/2268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile akraba olduklarını, kendisinden borç istemeleri üzerine kredi kartını kullandırdığını ayrıca havale yöntemi ile para gönderdiğini ancak gerek kredi kartından kullanılan 2.630,00 TL'yi, gerekse 10.000,00 TL banka havale yöntemi ile gönderilen tutarı geri ödemediklerini ileri sürerek, 12630,00 TL borç tutarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 12.630,00 TL'nin davalılarca ödenmediğinin dosya arasındaki dekont fotokopilerinden ve tanık beyanlarından anlaşıldığı ayrıca davalıların duruşmaya katılmadıkları ve davaya karşı cevap vermedikleri gözönüne alındığında davacının davasını ispat ettiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan Muzaffer tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, açıklamasız havale ile gönderdiği 10.000,00 TL‘nin ve kredi kartından kullanılan 2.630,00 TL’nin borç olarak gönderilmesine karşın davalılarca ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalılar davaya cevap vermemiş, mahkemece yukarıda anılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Öncelikle 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 128. maddesinde.
“Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.” hükmü düzenlenmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemekle davayı inkar etmiş sayılmaktadırlar. Bu noktada, ispat yükü alacak iddiasında bulunan alcaklı yani davacıdadır. Miktar itibari ile davada tanık dinlenmesi de mümkün değildir.
Ayrıca, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 102. maddesinde de “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır “ hükmü düzenlenmiştir. Hal böyle olunca, somut olayda ispat yükünün davacıda olduğu dikkate alınmak sureti ile deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek yanılgılı gerekçe ile hüküm teisisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/27484, K. 2018/2268, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama