KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/28275 E., 2015/25473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kredi kullandığını, daha sonra da yapılandırdığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden dosya masrafı, komisyon, ekspertiz ücreti, yapılandırma sırasında da yapılandırma ve istihbarat ücreti alındığını ileri sürerek şimdilik 1.300 TL nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, 02.10.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini ıslah ederek 7.089 TL ne çıkarmıştır.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 1.300 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 02.10.2014 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 7.089 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Öyle olunca, davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığından, mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen 1.300 TL.sine dava, ıslah edilen 5.789 TL.sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/28275, K. 2015/25473, 4 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama