KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/28519 E., 2015/32102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/04/2015
- Numarası
- 2014/479-2015/172
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında iş takip ve danışmanlık sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeden kaynaklanan prim alacağı için 3.200.000 TL bedelli bono davalıya verildiğini yine 5 adet dairenin davalıya satışına yönelik satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, davalının kendisini kandırdığını, hataya düşürdüğünü, senedi haksız olarak icra takibine koyduğunu ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine senedin iptaline ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin de iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bonoya dayalı davanın mutlak ticari dava olduğu, gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının, Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı açmış olduğu davada temel ilişkiye dayanarak senedin dayanağı olan iş takip sözleşmesini fesih ettiğini, bu sözleşmeye dayalı bonoların iptali ile satış vaadi sözleşmesinin de iptalini istemiştir. Dava münhasıran bonoya dayalı dava değildir. Davacı temel ilişkiye dayandığından ve taraflar tacir olmadığından davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece işin esası incelenerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/28519, K. 2015/32102, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama