İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/28621 K.2016/5634

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2015/28621Karar2016/5634Tarih23 Şubat 2016Okuma6 dk · 1.209 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2015/28621 E., 2016/5634 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.209 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, davalı tarafından dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla gerçekleştirilen Burdur İcra Müdürlüğü’nün 2008/3645 Esas sayılı icra dosyasının takibi için; müvekkili davacılar ile davalı arasında avukatlık sözleşmesi yapıldığını, bu sırada davalının borçlusu dava dışı ... tarafından davalı aleyhine Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/257 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu dosyayı da müvekkillerinin takip ettiğini, icra takibinin devamı sağlandıktan sonra,

dosya borçlusunun Antalya ilindeki taşınmazlarının satışı için Antalya 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6579 Talimat sayısına kayıtlı dosyanın da takibinin yapıldığını, yine Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1151 Esas ve Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1102 Esas sayılı dosyaları ile açılan ihalenin feshi davalarını da takip ederek kazandıklarını, bu şekilde kesinleşen satışlar sonucunda 450.000,00 TL’nin icra dosyasına gönderilmesinin sağlandığını, menfi tespit davası devam ederken ve kazanılacağı da belli iken davalının müvekkillerini azlettiğini, azlin haksız olduğunu,

davalının ödemesi gereken avukatlık ücretini ödemediğini ileri sürerek.

Burdur İcra Müdürlüğü’nün 2008/3645 Esas sayılı dosyası, Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/257 Esas, Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1102 Esas, Antalya 5. İcra Mahkemesi’nin 2010/1151 Esas, Gölhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/129 Esas sayılı dosyaları yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir müvekkili için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacıların tüm uyarılara rağmen görevi savsakladıklarını, Fethiye ve Gölhisar’daki icra dosyası borçlusunun taşınmazlarındaki hacizlerin düştüğünü gördüğünü, takip dosyalarına talep yazarak düşmelerini engellediğini, menfi tespit davasının icra dosyasıyla ilgili olması nedeniyle aynı görev kapsamında ifa edileceğinin kendisine taahhüt edildiğini, davacıların Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/257 Esas sayılı dosyasında sadece iki duruşmaya girdiklerini, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacıların Burdur İcra Müdürlüğü’nün 2008/3645 Esas sayılı dosyasında görevlerini gereği gibi yerine getirmedikleri, ayrıca Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1151 Esas sayılı dosyasında hukuki yardımlarının bulunmadığı, azlin söz konusu iki dosya yönünden haklı nedenlere dayandığı, bu dosyalar yönünden davacıların avukatlık ücreti talep edemeyecekleri; diğer dosyalar yönünden ise akdi ve yasal avukatlık ücreti talep etmekte haklı oldukları gerekçesi ile davanın kabulü ile 75.261,07 TL’nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Avukatın vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu’nun 505. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 389) ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanun’nun 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.

“Özen borcu” ile ilgili Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu’nun 506. (Mülga Borçlar Kanununun 390.) maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir.

Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır.

Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir.

Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir.

Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.

Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; davacılar ile davalı arasında; Burdur İcra Müdürlüğü’nün 2008/3645 Esas sayılı dosyasında vekillik görevinin ifası için yazılı avukatlık sözleşmesi akdedildiği, davaya konu edilen diğer dosyalar yönünden herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadığı, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin 27.05.2013 tarihli azilname ile sona erdiği sabittir. Davacı yan, vekaletten haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, vekalet ücreti alacağının tahsili için eldeki davayı açmış, davalı ise azlin haklı olduğunu savunmuştur. Bu durumda davada öncelikle çözümlenmesi gereken husus, azlin haklı olup olmadığına ilişkindir.

Yargılama sırasında alınan 02.07.2014 havale tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; azlin haklı olup olmadığı tartışılırken, davaya konu edilen dosyalar birbirinden bağımsız olarak incelenmiş, bu doğrultuda; davaya konu edilen Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/257 Esas sayılı dosyasında; davacı avukatlar bir takım duruşmalara katılmasalar da davalının Burdur’daki avukatının, zaman zaman da davalının bizzat kendisinin duruşmaya katıldığı, önemli duruşmalarda davacı avukatların yer aldığı gerekçesi ile söz konusu dosya bakımından azlin haksız olduğunun.

Burdur 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3645 Esas sayılı dosyasında; davacıların herhangi bir hukuki yardımının bulunmadığı, özenli davrandıklarını kabul etmenin mümkün olmadığı, bu nedenle bu dosya bakımından azlin haklı olduğunun.

Gölhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/129 Esas sayılı dosyasında; davacıların hukuki yardımı sonucunda davalının borçlusunun taşınmazlarındaki “vesayet makamından izin alınmadıkça işlem yapılamaz” şerhinin kaldırıldığı, davacıların görevlerini yaptıklarını, söz konusu dosya bakımından azlin haksız olduğunun, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1151 Esas sayılı dosyasında; davacı avukatların hiçbir hukuki yardımının bulunmadığı, bu nedenle azlin haklı olduğunun ve son olarak Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1102 Esas sayılı dosyasında ise;

davacıların hukuki yardım verdikleri ve davanın reddini sağlayarak görevlerini ifa ettikleri, bu nedenle söz konusu dosya yönünden ise azlin haksız olduğunun rapor edildiği görülmüştür.

Ne var ki; davacı yanın vekalet ücreti talebine konu ettiği dosyalar incelendiğinde. Burdur İcra Müdürlüğü’nün 2008/3645 Esas sayılı dosyasının; davalının dava dışı ... aleyhine başlattığı icra takibine.

Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/257 Esas sayılı dosyasının ise bahse konu takip borcuna yönelik dava dışı borçlu ... tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasına, Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1102 Esas ve Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1151 Esas sayılı dosyalarının ise; söz konusu takip nedeniyle yapılan satışlarla ilgili ihalenin feshine ve son olarak Gölhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/129 Esas sayılı dosyasının ise; yine söz konusu icra takibi borçlusunun vesayet altına alınması sebebi ile taşınmazlarında oluşan vesayet şerhinin kaldırılması talebine ilişkin olduğu görülmüştür.

O halde davacı avukatlar tarafından ifa edildiği ileri sürülen hukuki hizmetin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bu doğrultuda azlin haklı olup olmadığı sonucuna varılması gerekir.

Bununla birlikte mahkeme bilirkişi raporunu hükme esas alarak; hukuki hizmeti bir bütün olarak değerlendirmeden, vekillik ifa edildiği ileri sürülen dosyaları birbirinden bağımsız olarak değerlendirmek sureti ile bir kısım dosyalarda azlin haklı olduğu, bir kısmında ise azlin haksız olduğu sonucuna varmıştır.

Hal böyle olunca Mahkemece öncelikli yapılacak iş, hukuki hizmet bir bütün olarak değerlendirilerek azlin haklı olup olmadığı hususunun irdelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/28621, K. 2016/5634, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/28621
Karar No
2016/5634
Tarih
23 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/28621 K.2016/4664
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/28622 K.2016/4665
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/28623 K.2016/4053
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/28625 K.2016/2940
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/28626 K.2016/5844
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/28627 K.2016/2583

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.