KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/29060 E., 2016/1269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalı tarafından ödenmesi gereken kredi kartı harcamalarını, doğalgaz, elektrik, su faturalarını, kooperatif üyelik ödemelerini, sigorta poliçelerini, motorlu taşıt vergilerini bizzat ödediğini, davalının bunları kendisine geri ödememesi nedeniyle davalı hakkında yaptığı icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile şirket ortağı olduklarını, şirketten uzun yıllardır maaş veya kar payı almadığını, buna karşılık şahsi ve ailevi harcamalarının şirketçe karşılandığını, kendisi adına davacı tarafından yapılmış olan ödemelerin aslında ödenmeyen şirket kazancının bir bölümü olduğunu ve davalı ile aralarında şirketin tasfiyesine yönelik dava bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davalı adına yapmış olduğu harcamaların tahsili amacıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini istemiş, mahkemece davacı ile davalının şirket ortağı oldukları, bu ilişki dikkate alındığında ödemelerin davalının bilgisi çerçevesinde gerçekleştiğinin kabulü gerektiği ve bu nedenle vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, uyuşmazlığın şirketin tasfiyesine ilişkin ticari davada çözülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; davacı bu davada şahsi olarak davalı adına yaptığını ileri sürdüğü harcamaların vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak tahsilini talep etmektedir. Mahkemece gerekçede sözü edilen ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/367 esas dosyasının ise davacı ile davalının ortak oldukları şirketin tasfiyesine ilişkin olduğu anlaşıldığından, mahkemenin davacının şahsi hesabından davalı adına yaptığını ileri sürdüğü harcamaların tahsiline ilişkin isteminin şirketin tasfiyesine ilişkin davada çözülmesi gerektiğine ilişkin tespiti hatalıdır.
O halde mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/29060, K. 2016/1269, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama