KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/29207 E., 2017/11801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, evlerinde kullandıkları ... marka buzdolabının davalı ... servis tarafından tamirinden kısa bir süre sonra yangına neden olduğunu, bu yangın sonucu evlerinin yandığını ve ailecek ölüm tehlikesi atlattıklarını ileri sürerek 6.825 TL maddi, anne ve baba için 10.000’er, çocuklar için 7.500’er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, 6.825 TL maddi tazminatın 17.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ... ve ... için 4.000'er TL, diğer davalılar için 3.500'er TL olmak üzere toplam 22.000 TL manevi tazminatın 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davanın birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtildikten sonra, yapılacak değerlendirme ile asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda 25.11.2011 tarihinde ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/463 E.-2011/598 K. sayılı dosyasının bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de; mahkemece asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış, talepler tek bir dava varmış gibi hükme bağlanmıştır. Bu hali ile verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/29207, K. 2017/11801, 30 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama