KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/30210 E., 2017/11702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi ile konut kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi alan murisin vefat ettiğini, mirasçıların kredi taksitlerini ödemediğini, sigorta şirketinin de ödeme yapmadığını beyanla kalan taksitlerin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 297. maddenin 2. fıkrası ile "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek mahkemece, kısa kararda “davanın reddine” karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm kısmında “ davanın reddine, asıl alacak olan 33.099,90 TL' nin % 40' ı olan 13.239,96 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde ekleme yapılarak, böylece gerekçede tefhim edilen hükme aykırı hüküm kurularak kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesi gereğince hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/30210, K. 2017/11702, 29 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama