KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/30253 E., 2017/8844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten buzdolabı satın aldığını, buzdolabının kurulmak üzere servis tarafından evine getirildiğinde kapağında ezik olduğunu fark ettiğini, servis elemanları tarafından söz konusu hasar ile ilgili kayıt tutulduğunu ve davalıdan yeni ürün talebinde bulunduğunu ancak daha sonra gönderilen buzdolabının teşhir ürün olduğunu, misliyle değişim talebinin yerine getirilmediği için ayıplı ürün bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davacıya gerekçeli karar 13.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 07.07.2015 tarihli dilekçesi ile kararın vekâlet ücreti yönünden tavzihini istemiş, mahkemece 08.07.2015 tarihli ek karar ile tavzih istemi reddedilmiş ve davacı vekili tarafından ek kararın temyizi dilekçesi 23.07.2015 tarihinde verilmiş olmakla temyiz süresinin henüz dolmamış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının talep ettiği 2.100,00 TL satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir. Yargılama aşamasında davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olmasına rağmen mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/30253, K. 2017/8844, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama