KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/31135 E., 2017/12757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Davalı-... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile arasında yapılan sözleşme uyarınca ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan 44 numaralı bağımsız bölümün davacı tarafından satın alındığını, davalı müteahhitin 31.12.1999 tarihinde konutu sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak teslim etmeyi taahhüt ettiğini ancak konutun tamamlanmadığını bu durumun ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/230 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, bu sebeple davacının eksik işler bedeli ve kira kaybından oluşan zararına karşılık 23.443,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini dilemiştir.
Davalı ... Kollektif Şirketine usulüne uygun davetiye gönderilmemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 15.501,98 TL eksik iş bedeli ve 5.402,01 TL kira kaybı olmak üzere toplam 20.903,99 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece eksik iş bedeli ve kira kaybı tazminatı nedeniyle davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına yönelik hüküm kurulmuş ise de, davacı vekilinin 29.10.2014 tarihinde sistem üzerinde gönderdiği dilekçesinde davalı şirketle ilgili atiye bırakma beyanı değerlendirilerek usuli işlemler tamamlanmadan, kollektif şirketin cins değişikliği iddiaları değerlendirilmeden bunun sonucuna uygun taraf teşkili sağlanmadan her iki davalı için müştereken ve müteselsilen sorumluluğa gidildiği anlaşılmıştır.
Bu halde mahkemece davacının davalı şirketin kapatılmış olduğuna ve atiye bırakma beyanına göre karşılık şirketin devam edip etmediği, devam ediyorsa hangi nam ve sicil adına devam ettiğinin tespiti ile taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/31135, K. 2017/12757, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama