KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/31279 E., 2015/35526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yönetim kurulu başkanı olduğu şirket ile davalı arasında 16/03/2009 tarihinde yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme yürürlüğe girmeden önce 27/02/2009 tarihinde davalının ....'ye bankaya yatırılmak üzere emaneten 8.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının bu nedenle şahsı aleyhine icra takibine başladığını ancak icraya konu 8.000TL'nin kendisi değil şirket tarafından emanet alındığını ileri sürerek, yapılan icra takibi nedeniyle, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş; davalı, şirketin emaneten para alma yetkisi olmadığından davacının sorumlu olduğunu savunmuş; mahkeme ise, emaneten alınan paranın bankaya kim tarafından yatırıldığı hususu üzerinde durarak, davanın reddine karar vermiştir.
Uyuşmazlığa konu 27.02.2009 tarihli protokol incelendiğinde, davalı ile ... adına yönetim kurulu başkanı davacı arasında imzalandığı, davalı tarafından verilen 8.000TL'nin şirket tarafından alındığı anlaşılmıştır. Yapılan bu protokol ancak taraflarını bağlar.
Bu nedenle, davacının haklılığı sabit olup, davacının yapılan icra takibinden dolayı şahsen borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/31279, K. 2015/35526, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama