KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/31425 E., 2016/3254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde kredi kullandığını, bu krediler nedeniyle kendisinden dosya masrafı ve değişik adlar altında kesintiler yapıldığını, söz konusu kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik 21.838,75 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında bu talebini 27.262,38 TL’ye çıkarmıştır. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen masraf bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davacının kullanmış olduğu kredilere ilişkin belgelerin incelenmesinden 27.8.2010 tarihli kredinin ticari taksitli kredi olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu kredi yönünden, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı Yasanın kapsamı dışında olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, ticari nitelikteki krediye ilişkin davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi değil, Genel Mahkemeler görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Hal böyle olunca Mahkemece 27.8.2010 tarihli ticari nitelikteki kredi yönünden tefrik kararı verilerek bu krediye ilişkin uyuşmazlığa genel mahkemelerce bakılması için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, dava konusu kredilerin tümünün 4077 sayılı Yasa kapsamında olduğu kabul edilerek Tüketici Mahkemesi olarak yargılama yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/31425, K. 2016/3254, 8 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama