KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/32628 E., 2017/12606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, yatırım amacı olmaksızın ve yazlık bir gayrimenkul satın almak niyetiyle davalı şirket ile görüşerek ... İli ... İlçesi ... Köyü, ... mevkiinde kain 115 ada 677 parsel sayılı taşınmazda oluşturulması planlanan ... projesi içerisinde yer alacağı taahhüt edilen ...3.
Etap 17. ... bağımsız bölümün alım satımı ile ilgili 21/10/2010 tarihli sözleşmeyi akdettiklerini, iş bu sözleşmeye göre taşınmazın inşası ve tapuda adlarına devir ve tescili için 151.900,00 Euro ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince belirlenen tarihlerde ödeme yapıldığını, yapılan ödeme toplamının 53.165,00 Euro olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre dava konusu taşınmazın 31/05/2010 tarihinde tamamlanacağının kararlaştırıldığını, ancak süresinde inşaatın tamamlanamadığını, hatta inşaata hiç başlanmadığını, işbu durumun ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/95 D.iş sayılı tespit dosyası ile 22/07/2011 tarihinde yapılan keşif marifetiyle tespit edildiğini, tüm bu sebeblerle satıcı firmaya güvenleri kalmadığını ve sözleşmeyi devam ettirmeleri çekilmez bir hal aldığından satıcı firmaya sözleşmenin feshi ve ödedikleri bedelin iadesini talep ettiklerini ancak cevap alamadıklarını, bu nedenle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi ile ödenmiş olan toplam 53.165,00 Euro'nun 3.000 Euro'sunun ödeme tarihi olan 10.08.2007 tarihinden,
50.165,00 Euro'sunun ödeme tarihi olan 3.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek mevduat faiziyle birlikte tahsiline ve sözleşme gereği ödenmesi gereken cezai şart tutarı olan 9.114 Euro'nun şimdilik 500 Euro'sunun en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının, sözleşme gereği alacağı taşınmazdan vazgeçtiğini, davacının satın aldığı taşınmazı davalı müvekkile ait inşaatı tamamlanmış olan 2. etaptan bir taşınmaz ile değiştirmeye hazır olduğunu bildirdiğini, uzlaşma görüşmelerinin devam ettiğini belirtmiş, sulh görüşmeleri için makul bir süre için beklenilmesi hususunda karar verilmesini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini, masraf ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının 50.000 Euroluk kısmının dava tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalması nedeniyle bu miktara ilişkin KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,konusuz kalan kısım dışında kalan alacak talebini içerir davanın KISMEN KABULÜNE, 3165 Euro alacağın dava tarihinden itibaren dövize uygulanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların cezai şarta ilikin fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı tarafla yaptığı adi sözleşme gereği satın aldığı taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan tarihte inşaatının bitirilmediğini bu nedenle sözleşmeyi feshederek ödedikleri toplam 53.165,00 Euro ile 500,00 Euro cezai şartın davalıdan tashilini istemiş, davalı ilk olarak davanın reddini dilemiş, yargılama sırasında sunduğu beyan dilekçesi ile davacı taraf ile dava konusu ihtilaf hakkında tüm masraflar ve hukuki giderler de dahil olmak üzere 60.095,22 Euro üzerinden sulh olduklarını ve bu meblağın 50.000,00 Euro'sunun ödendiğini bildirmiş,
davacı taraf ödenen bu bedele itiraz etmemekle birlikte dava açıldıktan sonra ödemenin yapıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece davalı tarafa sulh sözleşmesinin imzalı şeklinin sunulması için verilen sürede sözleşmenin imzalı şekilde sunulmaması üzerine sulh nedeniyle hüküm kurulmamış ancak ödendiği kabul edilen 50.000,00 Euro üzerinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,ve bu kısım açısından davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmiştir.Dosya kapsamından, davaya konu iadesi talep edilen bedelin 50.000,00 Euro'sunun dava tarihinden sonra ödendiği anlaşılmaktadır.
Bu halde yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden kimin, ne şekilde sorumlu tutulacağı hususu önem kazanacaktır. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilİr. (HMK m. 326/1) Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.{HMK 331/1) şeklindedir.
Dava konusu edilen edilen 53.165,00 Euro'nun 50.000,00 Euro'luk kısmının dava açıldıktan sonra ödendiği anlaşılmakla, mahkemece tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine ve yargılama giderleri içerisinde olan vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/32628, K. 2017/12606, 18 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama