KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/3307 E., 2015/3228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka ile yapılan kredi sözleşmesi ile tüketici kredisi kullandığını,bu kredi sözleşmesi nedeniyle banka tarafından kendisinden dosya masrafları vs. adı altında haksız tahsilat yapıldığını,bu haksız tahsilata konu bedellerin iadesi için Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu,bu başvuru sonucu lehine verilen karara dayalı olarak icra takibi yaptığını,davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, .... İcra Müd.nün 2014/556 esas sayılı dosyasına yönelik itirazların kısmen iptaline, takibin asıl alacak olan 4.268,50 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, takip tarihten itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 4.246,20 TL asıl alacak ve 22,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağının 4.268,50 TL olduğu tespit edilmiş olup,bilirkişi tarafından takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil toplam alacağın mahkemece asıl alacak olarak kabul edilerek karar verildiği ve bu asıl alacak olarak kabul edilen 4.268,50 TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmek suretiyle faize de faiz yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Oysa Borçlar Kanunun 104/son maddesi gereğince faize faiz yürütülemeyeceğinden mahkemece, asıl alacak üzerinden faiz yürütülmesi gerekirken işlemiş faizde dahil olmak üzere faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/3307, K. 2015/3228, 9 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama