KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/34880 E., 2017/1128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ... ile davacı vekili avukat ... ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 2010 yılında 650.000 EURO borç para verdiğini, davalının verilen bu borcu geri ödemediğini, alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, ödünç ilişkisine dayalı olarak açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ne göre 75.400,65 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 80.850,39 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Dava konusu icra takip miktarı ve müddeabihin miktarı 1.733,355,00 TL olup buna göre hesaplanan 118.405,48 TL harç yönünden hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde 142.086,57 TL harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki 2. ve 3. bentlerde bahsedilen bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/34880, K. 2017/1128, 1 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama