KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/35493 E., 2015/36670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemisi Sıfatıyla
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından dosya masrafı ve yapılandırma adı altında 6.111,01 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan bu kesintinin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 6.111,01 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine Y...Hukuk Dairesinin 12.2.2015 tarih ve ... sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmiştir. Kararın kesinleşme tarihinden sonra davacı taraf, 23.4.2015 tarihli tavzih dilekçesi ile “hükmün gerekçe bölümünden yasal faize hükmedildiği halde hüküm bölümünde yasal faize ilişkin hüküm bulunmadığı” gerekçesi ile hükmün tavzihini istemiş, mahkemece, davacının tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş olup, 27.4.2015 tarihli tavzih kararı, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Tavzih kurumu 6100 sayılı HMK'nın 305/2 maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup bu düzenlemelere göre; mahkemece, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih kararı verilebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve .değiştirilemeyeceği gibi asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek şekilde tavzih kararı verilemeyeceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, talep üzerine verilen 27.4.2015 tarihli tavzih kararı, dosya içeriği ve karar gerekçesi itibariyle ....K 3.. maddesinde tanımlanan hükmün yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih kararı verilebileceğine dair hüküm gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığından, davacının 23.4.2015 tarihli tavzih dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken, kesinleşen hükmü değiştirecek nitelikte tavzih kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/35493, K. 2015/36670, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama