KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/3632 E., 2016/13085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... tarafından kurulması düşünülen toptancılar hal kompleksinden 57 m2 alana sahip işyerini 19.07.1993 tarihli noterden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, ancak işyerinin yapılamayacağının kendisine bildirildiğini ileri sürerek ödenen bedelin dava tarihindeki güncel değerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 15.000,00-TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 17.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 56.206,02-TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 56.206,00-TL'nin 15.000,00-TL'sine dava tarihinden, kalan 41.206,00-TL'sine iktisap tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalıdan tahsili ile 1/2'sinin ...'a, kalan kısmının veraset ilamına göre Selim Mert'in mirasçılarına verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde fazlasını saklı tutarak 15.000,00-TL istemiş, daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Hal böyle olunca, 15.00,00-TL'ye dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek 15.000,00-TL'ye dava tarihinden, kalan 41.206,00-TL'ye iktisap tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/3632, K. 2016/13085, 16 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama