KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36548 E., 2016/1419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı bankadan konut kredisi kullandığını, hizmet bedeli olarak dosya masrafı, kullandırma masrafı, istihbarat ücreti ve komisyon ücreti adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.950.00 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 2.150.00 TL ye çıkartmıştır.
Davalı, yapılan kesintilerin sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 1.950.00 TL’nin 15.5.2014, 200 TL nin ise 2.2.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve Özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ıslahla birlikte toplam 2.050.00 TL alacağın tahsilini istemiş mahkemece de davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Faiz başlangıcı yönünden ret kararı verilmiş olması talebin kısmen reddedildiğini göstermez. Bu durumda yargılama giderleri yönünden davanın kısman reddedildiği gerekçesiyle davacının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36548, K. 2016/1419, 25 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama