KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36578 E., 2015/37438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum ile imzalanan hizmet alımı sözleşmeleri kapsamanında 5510 sayılı yasa uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesine düşen 5 puanlık kısmın hazine tarafından karşılanması gerektiğini, buna karşılık davalı kurum tarafından haksız yere hakedişlerinden 119.843,77 TL'lik kesinti yapıldığını ileri sürerek şimdilik, 30.000,00 TL'nin her ayın fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı 31.05.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 119.843,77TL'ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 119.843,77 TL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3708 Sayılı Yasa ile değişik 56/b maddesi delaletiyle 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca üniversiteler harçtan muaftır. Açıklanan kanun hükmü nedeniyle davalı üniversiteden harç alınması olanaksızdır. Buna göre, davalının harçtan muaf tutulması gerekirken, davacı tarafından yatırılan yargılama giderleri içinde yer alan harçların yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacının temyiz itirazlarına gelince, 6098 sayılı Türk borçlar Kanununun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise, anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava veya takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, davalıya gönderdiği 22.11.2010 tarihli ihtar dilekçesi ile davalıyı 04.12.2010 tarihinde temerrüde düşürmüştür. Öyle olunca, mahkemece alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36578, K. 2015/37438, 22 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama