KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36616 E., 2017/11666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 1997 yılında tanıştıklarını, aralarındaki duygusal ilişkinin 9 yıl sürdüğünü, bu süre içinde diş hekimi olan davalının işlerinin kötü gitmesi nedeniyle kendisinden ödünç para istediğini, banka havalesi ile muhtelif tarih ve miktarlarda 6.000 Euro, TL hesabından 225.590.00 TL ve USD hesabından toplam 128.350 USD gönderdiğini, bu paraların iadesini istediğinde, davalının borcunu inkar ettiğini, alacağın tahsili amacıyla yapılan yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın reddine, takip dosyası üzerinden asıl alacak üzerinden % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir.
Hal böyle olunca, davacının kötüniyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne varki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/son maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36616, K. 2017/11666, 28 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama