KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36623 E., 2017/4654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... Hiz. Ltd. Şti. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... ile 19/12/2008 tarihinde yapılan ihale neticesinde aralarında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını ve belediyenin talebi üzerine bir önceki ihaleyi alan firmada çalışan işçilerin çalıştırılmaya başlandığını, ancak bir süre sonra bir kısım işçilerin yine belediyenin isteği üzerine işten çıkarılmak zorunda kalındığını, çıkarılan işçilerden bir kısmının ... İş Mahkemesinde açmış oldukları dava dosyalarında tüm işçilik haklarından son alt işveren olarak kendilerinin ve ...’nın ise asıl iş veren olarak sorumlu tutulduğunu ve işçiler tarafından yapılan İcra takibi sonucu ödemek zorunda kaldıkları 15.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, uyuşmazlığın iş akdinden kaynaklandığı, iş hukuku ile alakalı olduğu, İş Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının dairemizce 2014/39736 Esas, 2014/35763 Karar Sayılı ilamı ile 13.11.2014 tarihinde, İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesine göre iş mahkemeleri işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıklara bakmakla görevlidirler.
Somut olayda dava işverenler arasındaki rücuan alacak istemine ilişkin olduğundan, davaya genel mahkemede bakılması gerekir. Bu itibarla mahkemece, işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı Belediyeye yöneltilen davanın reddine, Davalı ... ... Ltd.
Şti.'ne yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile, 6.138,48 TL.'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınlarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı ... Hiz. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... Hiz. Ltd. Şti’nin tüm, davacının ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Somut olayda davacı; dava dilekçesinde, dava dışı bir işçinin davalı belediyeye asıl işveren sıfatıyla, kendisine de son alt işveren sıfatıyla açmış olduğu işçilik alacağı davası neticesinde işçiye ödeme yapmak zorunda kaldığını, ancak bu alacaklardan aslında davalıların sorumlu olması gerektiğini, bu nedenle davalılardan ödemiş olduğu 15.000,00 TL’nin tahsilini talep ettiğini beyan etmiş.
Ancak hangi davalıdan dava konusu alacağın ne kadarının tahsilini istediğini belirtmemiştir. Mahkemece yapılacak olan; davacıdan davasını açıklamasını, hangi davalıdan ne kadar miktar talepte bulunduğunu beyan etmesini istemesi gerekir. Davacının buna rağmen beyanda bulunmaması, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin istenmemesi halinde dava dilekçesindeki miktarın her iki davalıdan da eşit miktarda talep edildiğinin kabulünü gerektirir.
Bu durumda her davalıdan 7.500,00 TL nin tahsilinin istendiğinin kabulü ile bir karar verilir. Ancak davacı 14.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini arttırdığı gibi, davasını da açıklamış ve davalı ... .... Ltd. Şti.’den 7.063,43 TL’nin tahsilini istemiştir. Bu nedenle Davalı ... .... Ltd.
Şti. bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğine ve mahkemece de, davacının bu davalı yönünden davacıya 6.138,48 TL ödemesi gerektiğine karar verildiğine göre, davalı lehine, karar tarihi olan 2015 yılında yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. ve 13. maddeleri gereğince ve davaya Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla da bakıldığı dikkate alınarak davanın ıslah dilekçesinde açıklanan miktar üzerinden reddedilen 924,95 TL lik kısmı gereği 924,95 TL vekalet ücretinin takdiri gerekir.
Ancak mahkemece yanılgılı değerlendirme ile ıslah dilekçesinde her iki davalıdan talep edilen toplam miktar üzerinden 2.369,90 TL'ye hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36623, K. 2017/4654, 18 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama