KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36641 E., 2017/11382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının, oğlu ... ile birlikte kuyumculuk yaptığını, davalının oğlu tarafından imza edilen hesap fişi gereği davalıya para ve altın verdiğini, geri iade etmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, davacı takibinde haksız ve kötü niyetli görüldüğünden 2004 sayılı İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca takip tarihine göre asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 kötü niyet tazminatına tekabül eden 44.968,00 TL'nin davacı ... 'den alınarak davalı ...'ye verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davacı temyiz dilekçesinde vekilin istifasına ilişkin tebligatın usulüne uygun olmadığını, usulsüz tebligat nedeniyle savunma hakkının kısıtlanarak hüküm kurulduğunu bildirmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 28.01.2015 tarihli duruşmada vekillikten istifa ettiğine dair mahkemeye istifa dilekçesi ibraz ettiği, avukatın vekillikten istifa dilekçesi ile duruşma gününü bildiren davetiyenin, davacının mernis adresine Tebligat Kanunu 21.madde hükümlerine göre tebligat yapıldığı, haber verilen komşu ismi yazılmadığı gibi imzanın da olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacıya Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun tebligat yapılmaksızın savunma hakkı kısıtlanarak, delilleri toplanmadan hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36641, K. 2017/11382, 21 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama