KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/36893 E., 2017/12774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukatın önceden kendisinin ve şirketinin vekilliğini yaptığını, karşılıksız çek keşide etmekten dolayı hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğununu ve cezanın infazı için cezaevinde bulunduğu esnada davalının kendisini ziyarete gelerek çek bedellerinin ödenerek tahliyenin sağlanması hususunda kendi el yazısı ile taahhütname imzalayarak kendisine verdiğini, ancak davalının çek bedellerini ödememesi nedeniyle tahliyenin gerçekleşmediğini ve cezanın infazı tamamlanıp dışarı çıktıktan sonra davalı ile protokol imzalandığını,
imzalanan protokole göre kendi borçlusu olduğu çeklerin 300.000,00 TL bedelli kısmını davalının ödeyeceği hususunda anlaşıldığını, karşılığında 3 adet 100.000,00 TL bedelli bono alındığını yedi emin sıfatı ile dava dışı ...’ye verildiğini, ancak davalı tarafından bu güne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, 10.04.2014 tarihinde ihtar çekilmesine rağmen de ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı def’ini ileri sürmüş, esastan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı ile imzalanan protokol kapsamında borçlusu olduğu çek bedellerinin davalı tarafından ödeneceğinin taahhüt edilmesi ancak ödeme yapılmaması nedeniyle kendisi tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır.
Mahkeme, gerekçesinde, davalının davacıya ait borcu üstlendiği ve borcu ödediği ve davalının davacıya borcu olmadığı gerekçe gösterilerek esastan red sebebi oluşturulmuş, aynı zamanda borç ödeme vaadinin üzerinden 5 yıldan fazla süre geçmiş olması nedeniyle zamanaşımından davanın reddine karar verilerek usulden red sebebi oluşturulmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, bir davada hem usulü hem de esastan reddi gerektiren sebepler var ise davanın öncelikle usulden reddi gerekir.
Bir başka deyişle görülmekte olan davada hem usulden ve hem de esastan ret gerekçesi oluşturularak karar verilmesi olanaksızdır. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/36893, K. 2017/12774, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama