KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/3704 E., 2016/13087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 30.04.2009 tarihinde içeriği devremülk sözleşmesi olan harici hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirkete farklı tarihlerde toplam 4.975,00- TL ödeme yaptığını, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmeden kaynaklanan haklarından yararlanmadığını, ödemiş olduğu bedelin iadesi için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,;hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yoksa anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak icra takibi var ise takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı icra takip tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu durumda davacının işlemiş faizi talep etmesine olanak yoktur. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek icra takibinde talep edilen işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizin de kabulüne ve tahsiline olanak verecek şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/3704, K. 2016/13087, 16 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama