KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/38001 E., 2016/9396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan son on yılda kullandığı muhtelif krediler sebebiyle kendisinden komisyon ve dosya masrafı gibi değişik adlar altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek belirsiz alacak davası açarak şimdilik 10,00 TL’nin davalıdan tahsili ile aynı zamanda söz konusu talebinin Tüketici Sorunları Hakem Heyetince delil yetersizliği gerekçesiyle reddedilmesi sebebiyle THH kararının da iptalini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, görevsizlik kararı verilerek mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla yetkili olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, banka tarafından haksız olarak tahsil edilen masrafların iadesine ilişkindir. Somut olayda, dava konusu yapılan kredilerin ikisi ticari kredi olup (04.09.2008 ve 18.09.2014 tarihli krediler) diğeri ise tüketici kredisi (03.12.2007 tarihli kredi) niteliğindedir.
Mahkemece ticari nitelikteki krediler yönünden taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte olan 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir ilişkinin mevcut olmadığı ve Tüketici Mahkemesinde dava açılamayacağı, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi içerisinde kaldığı anlaşıldığından, bu krediler yönünden tefrik kararı verilerek davaya tüketici kredisi yönünden devam edilmesi gerekirken, kredilerin tümünün ticari kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/38001, K. 2016/9396, 4 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama