KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/38508 E., 2016/5880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl ve birleşen davasında davalılar ile aralarında, hizmet alımı sözleşmeleri bulunduğunu, davalıların çalıştırdığı işçinin açmış olduğu, işçilik hakları davasında asıl işveren olarak sorumlu tutulduğunu, sözleşme ve şartname uyarınca işçilik haklarından yüklenicilerin sorumlu olduğunu, mahkeme kararı ile icra dosyasına 9.385,47 TL ödediğini rucuen tahsili gerektiğini ileri sürerek son işveren ortaklığın borcun tamamından diğer alt işverenlerin dönemleri ile sınırlı olarak ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davaların kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., .. ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı şirketler arasında düzenlenen ihale sözleşmelerin 23. 36. 37. maddelerinde yüklenicilerin çalıştırdığı personelin işçilik haklarından sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlediği sözleşme hükümleri bağlayıcıdır. Yükleniciler davacı tarafından ödenen kıdem tazminatından dönemleri ile sınırlı olarak sorumludur. Son işveren iş ortaklığı ihbar tazminatından tek başına sorumlu olacaktır. Mahkemece bu ilkeler doğrultusunda davalılarında ayrı ayrı sorumlulukları belirlenerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/38508, K. 2016/5880, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama