KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/39218 E., 2017/3433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-k.davalı avukatınca duruşmalı, davalı ... ile davalı-k.davacı ... Grup İnş. Ltd. Şti avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-k.davalı vekili avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhit Sünmani ile arsa sahipleri arasında 08/11/2010 tarihinde düzenleme şeklînde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede yapılacak 3 binanın 2 sinin müteahhit davalıya, bir tanesinin ise arsa sahibine kalacağının kararlaştırıldığını, müteahhit davalının uhdesinde kalacak bölümlerden 42 numaralı bağımsız bölümün satımına ilişkin 23/05/2011 tarihinde davacının eşi ile davacıyı temsilen sözleşme yaptığını, bu sözleşmede taşınmazın en geç 30/07/2011 tarihinde bitirileceğinin ve eksiksiz olarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığını,
ancak davalı tarafından sözleşme şartlarının ihlal edildiğini, gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirtilen teknik şartnameye, satım ve inşaat yapım sözleşmesinde belirtilen yapım şartlarına aykırı olarak ayıplı imal edildiğini, taşınmazın süresi içinde teslim edilmediğini, taşınmazın tapuda devir ve tescil tarihinin 12/10/2011 olduğunu, ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/39 D.İş dosyası ile davalı tarafın eksik ve ayıplı imalatlarının neler olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın iskan ruhsatının kendisi tarafından alındığını, iskan ruhsatı alınması için kanalizasyon bağlantı ücreti olarak 1.308,00 TL tarafından ödendiğini, taşınmaz bedelini ödemek için bankadan kredi aldığını, taşınmazın tapusunun davalı tarafından vaat edilen tarihten daha geç bir tarihte tapuda devredildiği,
vaad edilen tarihteki banka faiz oranlarından daha yüksek bir oranla kredi aldığını, evin geç teslimi ve halen oturulamaz durumda olması nedeniyle kira gelirinden mahrum kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 17.788,00 TL.nin ticarî faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar, asıl davanın husumet ve esastan reddini dilemiştir.
Birleşen dosyası davacı ... Grup İnşaat.. Ltd. Şti, şirket ile davalı ...'in eşi arasında sözleşme imzalandığını, bağımsız bölümün 107.500 TL karşılığında alıcı ... devredileceği hususunda anlaşıldığını, taşınmazın davalı adına devredildiğini, iskan belgesinin alındığını, 42 numaralı bağımsız bölüm satışından bakiye 7.500,00 TL borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6129 Esas sayılı icra dosyasıyla takip yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile; 14.480,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; Birleşen davanın kısmen kabulü ile, ... 2. icra müdürlüğünün 2013/6129 esas sayılı takip dosyasında borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 6.192,00. TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarça temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında konut satışına ilişkin sözleşme bulunduğu, 4077 sayılı yasanın 3. maddesi kapsamında davacının alıcı (tüketici), davalının ise satıcı olduğu bu şekliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Bu durumda mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yanlış değerlendirme ile işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/39218, K. 2017/3433, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama