KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/39304 E., 2016/996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu konut kredisi nedeniyle komisyon, ekspertiz ücreti, yapılandırma, dosya masrafı ve ipotek ücreti adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.360,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 06.05.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini ıslah ederek 3.618,71 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile kendisinden haksız yere tahsil edilen 3.360.00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 06.05.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini ıslah ederek 3.618,71 TL'ye çıkarmıştır. Mahkemece, hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.'nun 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Öyle olunca, davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığından, mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde telep edilen 3.360,00 TL'sine dava, ıslah edilen 258.71 TL'sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/39304, K. 2016/996, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama