KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/39825 E., 2017/5764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 08/02/2007 tarihli gayri menkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıların murisinin, dava konusu, 661,663,667,668 ve 669 sayılı parsellerdeki hisselerini kendisine satmayı vaadettiğini, fakat murisin sözleşmeye uymayarak 07/2/2008 tarihinde bu hisseleri üçüncü şahsa satıp devrettiğini, her ne kadar kısmi ödemede bulunsa da bakiye 20.000 TL yi ödemeden vefat ettiğini ileri sürerek, 20.000 TL nin 08/02/2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşme davacı ile imzalanmış ise de devrin davalının kardeşine yapıldığını, davacının bu durumu bilip rıza gösterdiğini zaten taşınmazları beraber kullandıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 20.000 TL’nin 08/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Dava, satış vaadi sözleşmesi kapsamında murise yapılan ödemenin sözleşmeye aykırılık nedeni ile iadesi istemine ilişkindir. Davacı, bakiye 20.000 TL nin ödenmediğini ileri sürmekte davalılar devrin davacının da bilgisi dahilinde kardeşine yapıldığını savunmaktadırlar. Yazılı delil sunamamaları nedeni ile davalıların bu savunmasına itibar edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ne var ki,taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmazlar arasında 668 parsel yeralmamaktadır. Dava bu sözleşmeye dayandığına göre, sözleşmede yer almayan, eş değimle murisin vaatte bulunmadığı parsel hissesi için talep edilen bedel hakkında kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
3-Sözleşmede yer alan ve dava konusu edilen diğer parseller yönünden ise sözleşmede murisin parsellerdeki tüm hisselerini vaadettiği davacının ise yalnızca 1/8 er hisse yönünden talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. mahkeme tarafından ise tapu kayıtlarının değerlendirilmediği, gerekçede tartışılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece gerektiğinde bilirkişi raporu da alınmak sureti ile sözleşme ve davaya konu parsellerin tapu kayıtları incelenmeli, murisin vaadettiği taşınmazlardaki hissesi belirlenmeli, talep aşılmayacak şekilde karar verilmelidir. Mahkemece tapu kayıtları ve sözleşme yeterli derecede incelenmeyerek eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/39825, K. 2017/5764, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama