KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/40193 E., 2016/8617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murislerinden taraflara intikal etmesi gereken taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edilmesi nedeniyle taraflar arasında imzalanan 17/04/2001 tarihli Borç Anlaşma Sözleşmesi başlıklı sözleşme gereğince, davalı taşınmazları satması halinde satış bedelinden hisseleri oranında davacılara ödeme yapacağını kabul ve taahhüt etmesine rağmen, 161 ada, 12 parsel sayılı taşınmazı ...'ya, 105 ada, 122 parsel sayılı taşınmazı ...'a sattığını, ancak sözleşme ile taahhüt ettiği edimlerini yerine getirmediğini, davacılara bugüne kadar herhangi bir ödemede bulunmadığını ileri sürerek,
davalı tarafından satışı yapılan taşınmazlar ile henüz satışı yapılmayan diğer taşınmazların rayicinin hesabı ile, kendilerine düşen payların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında imzalanmış olan 17.04.2001 tarihli sözleşme gereğince alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece, davacılar tarafından Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/400 E., 2004/895 K. sayılı kararı ile davalıya yönelik olarak açmış olduğu tapu iptal tescil davasında bahsi geçen taşınmazların davalı adına tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiğinden bahisle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de iki dava dosyasındaki talep sonuçlarının farklı olduğu ve ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/400 E., 2004/895 K. sayılı dosyasında verilip kesinleşen kararın bu dava açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/40193, K. 2016/8617, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama