KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/40640 E., 2016/10653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile Profesyonel Futbolcu sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre; 05.07.2014 tarihinde 50.000 TL,05.09.2014 tarihinde 65.000 TL ve 05.10.2014 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplam 165.000 TL ücret alacağına ilişkin ödemenin yapılmaması üzerine davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, Davalının Adana 1. icra müdürlüğünün 2015/1625 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Takip konusu asıl alacağın (171.334,52.TL) % 20'si oranındaki 34,266,90.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı aleyhine yaptığı icra takibinde, 165.000 TL asıl alacak, 6.334,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.334,52 TL'nin merkez bankası tarafından kısa vadeli kredilere uygulanan yıllık %9 faiz oranından az olmamak üzere değişen oranlarda faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, icra ödeme emrindeki talebe uygun olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğine göre işlemiş faize de faiz yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunun 104/son maddesi gereğince faize faiz yürütülemeyeceğinden mahkemece, asıl alacak üzerinden faiz yürütülmesi gerekirken işlemiş faizde dahil olmak üzere faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/40640, K. 2016/10653, 18 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama